Sağlıklı Çalışmak Herkesin Hakkı

Ofiste Sağlık

Sağlıklı Çalışmak Herkesin Hakkı

Uzun süre oturmanın çok sayıda sağlık sorununa sebep olduğunu bugün hepimiz biliyoruz. Bu konuda onlarca, yüzlerce yıldır yapılan araştırma ve çalışmalara her geçen gün bir yenisi daha ekleniyor. Tasarımcılarsa, bu araştırma sonuçlarından yola çıkarak ‘doğru’ duruşu destekleyen yeni tasarımlar ortaya koyuyor ve tasarımlarını yeni bilgiler ışığında geliştiriyorlar.

Geçmişle kıyaslandığında, günümüzde daha fazla insan ofislerde oturarak çalışıyor ve online haberleşme yöntemleri, gün içinde ayağa kalkma ihtiyacını azaltıyor. Bu durum, uzun süre oturmanın sebep olduğu sağlık sorunları kadar firmaların ve çalışanların sağlık harcamalarını da giderek artırıyor.

Anatomimiz oturmak için tasarlanmadı!

Fiziksel eylemler hem statik hem de dinamik kas aktivitelerini içeriyor. Yüzme, yürüyüş, koşma gibi ritmik ve dinamik kas aktiviteleri, kas liflerinin kasılması ve gevşemesiyle düzenli kan pompalanmasını, karbondioksit ve laktik asidin dışarı atılmasını sağlıyor. Uzun süre oturmak, boynu belirli bir pozisyonda sabit tutmak ve vücudun öne eğilmesi gibi statik aktiviteler ise kas liflerinin büzüşmesine sebep olarak oksijen ve besin maddelerinin dokudaki akışını engelliyor. Bu da yorgunluğa, acıya ve vücut üzerinde yüksek baskıya sebep oluyor.

Oturmanın sebep olduğu baskı ve strese karşı vücudumuzun en savunmasız bölgeleri omurgamız ve kas-iskelet sistemimizdir. Hareket halindeyken omurgamız işlevini doğru bir şekilde yerine getirirken hareketsiz hale geçtiğimizde çalışamadığı için disklerimiz üzerinde oluşan baskı disk duvarını zayıflatmaya başlıyor. Ayakta durduğumuzda ise, yine, disklerimiz üzerindeki basınç dik pozisyonda oturduğumuzdan daha düşük oluyor.

Çok sayıda ofis çalışması, yüksek derecede el-göz koordinasyonu ve üst bedenin istikrarlı duruşunu gerektiriyor. Bedenimiz de zaman içinde omurganın doğal eğrisinin zıttı şekilde kıvrılmaya başlıyor. Bu durum, disklere yüksek derece baskı yaparak omurga yapısının bozulmasına, disk kayması ve fıtık gibi çeşitli sağlık sorunlarına sebep oluyor.

Doğru bir pozisyonda oturmanıza yardımcı olan; sırtınızı, belinizi, boynunuzu, omuz ve kollarınızı destekleyebilecek özelliklere sahip bir çalışma koltuğu kullandığınızda, diskler üzerinde oluşan baskıyı en az %20 oranında azaltabilirsiniz.

Oturmanın ‘Doğru’ Yolu

‘Doğru duruş’ ve ‘sağlıklı çalışma koltuğu’ ile ilgili yapılan araştırmalar, çalışma alışkanlıkları ve kültürüyle yakından ilişkilidir.

Manuel daktilolar yerini elektrikli daktiloya bıraktığında; kolçaksız, sırt desteği olmayan ve dik açıda oturmaya yönlendiren çalışma sandalyelerin yerini kolçaklı sandalyeler almaya başladı.

1990'lı yıllarda masaüstü bilgisayarların hayatımıza girmesiyle çalışma hayatı yeniden şekillenmeye başladı ve artan sağlık şikayetleri, uzmanların ve tasarımcıların dikkatini çekti. Bu dönemde dik pozisyonda oturmanın, göz yorgunluğu; sırt, bel, omuz ve boyun ağrıları gibi çok sayıda şikayetin temel sebebi olduğu ortaya çıktı. Yeni ‘doğru duruş’ çalışmalarıyla; astronotların ve sualtında çalışanların sırt üstü, yatay bir pozisyonda kollar ve dizlerin daha yüksekte durduğu oturma pozisyonu desteklenmeye başlandı. Fakat, öne eğimi gerektiren ve kolların uzun süre ileriye uzanmasına sebep olan bu duruşta da disk basıncının arttığı gözlemlendi.

Bir sonraki aşamada tasarımcılar, öne eğimli duruşu destekleyen çalışma koltukları tasarlamaya başladılar. Bu çalışma koltuklarının en büyük dezavantajı, pozisyon değiştirme şansı vermemesiydi.

Tek ‘doğru’ oturma yöntemi olduğuna dair inanış devam ederken sırt eğrisini korumanın önemi ortaya çıkmaya başlamıştı. Yarış otomobili sürücülerinin duruşuna benzer şekilde, geriye yaslanma imkanı sunan sırt destekleri bu dönemde ortaya çıktı. Diskler üzerindeki baskı ve stresi düşüren bu duruşta ise; bilgisayar ekranını görme, klavye ve kalem kullanımı zorlaşıyordu.

Tek doğru duruşa odaklanan ve sabit pozisyonu destekleyen çalışmalar bir süre sonra geçerliliğini kaybetti ve alternatif çalışma pozisyonlarını destekleyen yeni anlayışlar ortaya çıkmaya başladı.

'Oturma’ya Dinamik Yaklaşım

Hiçbirimiz çalışma süresinin tamamını aynı pozisyonda geçirmeyiz. Telefonla konuşurken dergi karıştırırız, arkamızda bulunan eşyalara uzanmak için geriye doğru yöneliriz, bilgisayar kullanırız ya da yazı yazarız.

Ergonomik ilkeler, sağlıklı bir çalışma koltuğunun önce kullanıcıya uyması, daha sonra da göreve ve duruş değişikliklerine imkan sağlaması gerektiğini belirtiyor.

Buna göre sağlıklı bir çalışma koltuğu, dirençsiz ve gevşek hissettirmeden, çeşitli çalışma pozisyonlarımızda bedenimize uyum sağlayabilmelidir. Harekete izin vermeli, dengesini tüm pozisyonlarda korumalı ve hem bilgisayar hem de kağıt temelli işlerde kullanılabilmelidir. Kolçakları veya kol destekleri çalışma pozisyonunuza uygun olarak ayarlanabilmeli konforu ve duruşu korumalıdır.

Yeni Çalışma Kültüründe Çalışma Koltuğu

Değişen çalışma kültürü, tasarımcıları, çalışma koltuklarının yanı sıra tüm çalışma alanını bütüncül olarak değerlendirmeye yönlendiriyor.

Geçmişte üretilen standart mobilya ve sabit mekan tasarımları, artık çalışanların ihtiyaçlarına cevap veremiyor. Yapılan araştırmalarda, her bir tasarım öğesinin hem çalışma hayatı hem de çalışanlar üzerinde büyük bir etkisi olduğunu gösteriyor.

Farklı iş aktivitelerini destekleyen, motivasyona ve verimliliğe katkıda bulunan alanlar oluşturulurken çalışma koltuklarında da belirli uluslararası standartlara uygun olarak, yüksek seviyede kişiye göre ayarlanabilen tasarımlar ön plana çıkıyor.

Farklı çalışma alışkanlıklarına ve şekillerine uygun olarak, uluslararası güvenlik ve sağlık standartlarında tasarladığımız tüm çalışma koltuklarımızı buradan inceleyebilir, hemen satın almak için online mağazamızı ziyaret edebilirsiniz.